Binlerce yıldır kimsenin çözmediği , bizim de doğal olarak çözümleyemeyeceğimiz , ilişkiler hakkında bir kaç küçük cümle...
6 Ağustos 2011 Cumartesi
Düşünceler.....
Midem ağrıyor Düşünmekten....İhanetini....Yanılışlarımı.....Hayatımın Kadınını...Sana yük gelen seviyeli ve sevgilyle davranışlarımı....Yanlışlarını...Sevgisizliğinin nedenini...Affedişimi...İkili oynayışını...Onu seçmeni.....
4 Ağustos 2011 Perşembe
3 soru.
Nedense yazmak geldi içimden.O içimdeki bitmek tükenmek bilmeyen AŞK acısını , yeni umutlarımı besleyerek acımı dindirmeye çalışmamın yası ile.
Deniz kenarlarında ki çay bahçelerinde yudum yudum çayını içeriken denizlerin dalgalanışlarını , motorlu bir tekne geçerken bıraktığı izi , karşı yamaçtaki evlerin dizilişlerini seyretmek bir huzur veriyor.Huzurla beraber hüzün başlıyor.Yanında hissetme arzusu , gerçirdiğin onca zaman , kare kare gözünün önünde.En güzel aşk acısını dindiren yeni bir aşk'tır derler.Ya şu an istemiyorsan yeni bir ilişkiyi?Ya hatalar dizesinde boğulduğunu düşünüyor ama bunları telafi etmek istesende bir fırsatını bulmıyorsan ve fırsat yaratmak isterken , yılışık , çocuk , dengesiz, psikopat , 17 lik ergen konumuna sokuluyorsunuz.
Yapacak birşey yok diyorsan artık , onun için kitap bile yazdıysan ama bu kadar çabdan sonra göndermenin bir faydası olmadığını düşünüyorsan , karşındaki kişi senin yanlış kişi olduğunu kanaatindeyse , ne değiştirebilir bu düşünceyi ? Ne alt üst edebilir o kavramı ?Sanırım o ayrıldıktan sonraki ilk konuşmasında , sana karşı birşey hissetmiyorum dediğinde başından aşağı kaynar sular dökülüyor , inanmak istemiyorsun ,inanmak gelmiyor içinden , hayır ! hayır! bitmez! bitemez! Bu ilişki de herşey yolunday dı, ne kadar da güzeldi.Bu imkansız , yok.... Gitme....Kal...Bir fırsat daha verne olur yalvarırım sana.Hayatıın kadınısın sen.Sen , sen özelsin...Özeldin.Seni hiç bir kadının tırnağına değişmem.Kimse bu sevgiyi , aşk'ı içimden söküp atamaz.Sen dahi.Yıllardır seni bekleyip durmuştum.Her insanın yaptığı gibi hatalar yapmış olabilirim.Dahha fazlasının da yapmış olabilirim.
Bunca zaman geçti ki halen kendime yükleniyorum senin gibi birine nasıl böyle davrandım diye...
Ama şunlar , hep...soru işareti....olarak....kalacak....ben-de....
NASIL 3 GÜNDE SANA KARŞI HİÇ BİRŞEY HİSSTEMİYORUM DİYEBİLİYORSUN ?
GERÇEKTEN SEVMEDİN Mİ ?
YOKSA GERÇEKTEN SOĞUDUN MU ?
phd
Deniz kenarlarında ki çay bahçelerinde yudum yudum çayını içeriken denizlerin dalgalanışlarını , motorlu bir tekne geçerken bıraktığı izi , karşı yamaçtaki evlerin dizilişlerini seyretmek bir huzur veriyor.Huzurla beraber hüzün başlıyor.Yanında hissetme arzusu , gerçirdiğin onca zaman , kare kare gözünün önünde.En güzel aşk acısını dindiren yeni bir aşk'tır derler.Ya şu an istemiyorsan yeni bir ilişkiyi?Ya hatalar dizesinde boğulduğunu düşünüyor ama bunları telafi etmek istesende bir fırsatını bulmıyorsan ve fırsat yaratmak isterken , yılışık , çocuk , dengesiz, psikopat , 17 lik ergen konumuna sokuluyorsunuz.
Yapacak birşey yok diyorsan artık , onun için kitap bile yazdıysan ama bu kadar çabdan sonra göndermenin bir faydası olmadığını düşünüyorsan , karşındaki kişi senin yanlış kişi olduğunu kanaatindeyse , ne değiştirebilir bu düşünceyi ? Ne alt üst edebilir o kavramı ?Sanırım o ayrıldıktan sonraki ilk konuşmasında , sana karşı birşey hissetmiyorum dediğinde başından aşağı kaynar sular dökülüyor , inanmak istemiyorsun ,inanmak gelmiyor içinden , hayır ! hayır! bitmez! bitemez! Bu ilişki de herşey yolunday dı, ne kadar da güzeldi.Bu imkansız , yok.... Gitme....Kal...Bir fırsat daha verne olur yalvarırım sana.Hayatıın kadınısın sen.Sen , sen özelsin...Özeldin.Seni hiç bir kadının tırnağına değişmem.Kimse bu sevgiyi , aşk'ı içimden söküp atamaz.Sen dahi.Yıllardır seni bekleyip durmuştum.Her insanın yaptığı gibi hatalar yapmış olabilirim.Dahha fazlasının da yapmış olabilirim.
Bunca zaman geçti ki halen kendime yükleniyorum senin gibi birine nasıl böyle davrandım diye...
Ama şunlar , hep...soru işareti....olarak....kalacak....ben-de....
NASIL 3 GÜNDE SANA KARŞI HİÇ BİRŞEY HİSSTEMİYORUM DİYEBİLİYORSUN ?
GERÇEKTEN SEVMEDİN Mİ ?
YOKSA GERÇEKTEN SOĞUDUN MU ?
phd
3 Ağustos 2011 Çarşamba
Bilme.
Asil bir şekilde kaybetmesini bilenler , affedenlerdir.
Seni affettim .
Ama GEL-ME , DUY-MA , BİL-ME...
Ve sen beni AFET-ME... phd
Seni affettim .
Ama GEL-ME , DUY-MA , BİL-ME...
Ve sen beni AFET-ME... phd
Yanlış insanların üzerine oynamak hayal kırıklıkları getiriyor.Doğru tercihleri aslında bizler yapıyoruz , yanlışları da...Biz neye izin verirsek , o durum gerçeklerşiyor.Aslında bir gerçek daha var ki o da Malesef ;Zamanimiz, yüregiyle,dürüslügüyle yasayanlara acimiyor.Kaypak,yalan söylerken yüzü kizarmiyanlar,hep kazaniyor hep.... phd
Yanlızlığını kazanırsın elbet.
Evet ,ikilemde kalmak kadar berbat bir durum daha yok.İnsanlara karşı yalan , dolanla hareket edip gerçekleri konuşmadığında , hep rol yaptığında , gizleyecek bir çok doğrun olduğunda , bir çok şey yolunda gidiyor.Sen hata yapmamak için her yaptığını iki kez gözden geçiriyorsun çünkü.Karşı tarafı ( kim olursa olsun ) hoş tutuyor ve kazanıyorsun.(gibi görünüyor) Lakin iç huzurun nerede kalıyor.Sürekli tedirgin olmuyormusun ?? Doğruların peşinde koştuğun zaman da , hiç bir şey istediğin gibi olmuyor , doğrusun , yalan yok , dolan yok , her şey düz , oyun yok , maske takmıyorsun.Peki sonuç ne ? Kaybedenler kulübünü seyrediyorsun.Kısır döngü ama, sen sen ol , istersen kaybet , kaybettiklerin kayıp değildir , yalnızığını kazanırsın elbet..... phd
Everyone has an angel.
Everyone has an angel, a guardian who watches over us.
We can’t know what form they’ll take.
One day: old man. Next day: little girl.
But don’t let appearances fool you. They can be as fierce as any dragon.
Yet, they’re not here to fight our battles, but to whisper from our heart.
Reminding that it’s us – it’s everyone of us –
Who holds the power over the worlds we create. Alıntıdır.
Kaçın.
İnsanlar , yaptıkları hatalardan sonra güven sağlayacakları yerde halen bahaneler üretebiliyorlar ise , bilin ki ; size hiç değer vermeyen büyük yalancılardır.
Hemen kaçın , arkanıza bakın ve öyle kaçın...Gelmesinler... phd
Hemen kaçın , arkanıza bakın ve öyle kaçın...Gelmesinler... phd
Karmaşık Varlıklar...
Neden gerçekten tutulduğumuz bir insanın yanında tutuluruz?
Ama sadece birlikte olmaya çalıştığımız , vakit geçirmek için çaba gösterdiğimiz birine karşı gösteriş sunarız.Bilinmez ,anlaşılmaz ve karmaşık varlıklarız.Kadınlar da...Erkekler de... phd
Ama sadece birlikte olmaya çalıştığımız , vakit geçirmek için çaba gösterdiğimiz birine karşı gösteriş sunarız.Bilinmez ,anlaşılmaz ve karmaşık varlıklarız.Kadınlar da...Erkekler de... phd
Duygusallık mı ? Fırlamalık mı ?
Bir bayanın yanında duygusal hislere kapılıp durgun kalmak , o bayanı çekmek yerine sana karşı hiç bir şey hissetmemesine neden olur.Aslında Her zaman duygusal erkek isterler ama duygusal birine karşı da hiç bir şey hissetmezler.Onların yanında her daim olgun , laf ebeliği yapan bir insan olacaksın ki , sana karşı duygusal hislere kapılsınlar. phd
Hangimiz Haklı ?
İyilik asla ve asla işe yaramaz.Nezaket ise hiç yaramaz.Ya sana iyi olduğun için salak derler , ya da içimden geleni yaptığım ; nazik davranışlar için ise nezaket budalası derler.
Yalansız , sade bir hayatın , karşındaki insanın ne kadar anlayışlı olduğu ile alakalı bir durumdan ibaret olduğunu anladım.
Anlayışlı ,senin gibi asil bir şekilde sade ve yalın ise hayatın yalın ve güzel , anlayışsız ise hayat sana sizndan , kullanılmaya açıksın demektir.Kadnlar erkekleri ile uğraşmayı , onları düzeltmeyi dener , onların kendilerine yaptıklarının hep yanlış olduğunu savunup , hatalarını düzeltmeleri için onların üzerlerine giderler.
Kadınlar ve erkekler arasındaki tartışmaların kesin sonuçalarına kimse varamaz.Her birey kendini haklı görür.
Bir de mütemadiyen şu cümleler döner ; Ben haklı haksız aramıyorum.....Ama tartışma bu aranmayan haklı ve haksız arasında sürüp gider.Bitmez....Bitemez....
Peki ne arıyorsun.Haklı ,haksız aramıyorsan neden sürdürüyorsun ?Ortada bir haklı bir de haksız yok ise zaten tartışma olmaz ki...... phd
Yalansız , sade bir hayatın , karşındaki insanın ne kadar anlayışlı olduğu ile alakalı bir durumdan ibaret olduğunu anladım.
Anlayışlı ,senin gibi asil bir şekilde sade ve yalın ise hayatın yalın ve güzel , anlayışsız ise hayat sana sizndan , kullanılmaya açıksın demektir.Kadnlar erkekleri ile uğraşmayı , onları düzeltmeyi dener , onların kendilerine yaptıklarının hep yanlış olduğunu savunup , hatalarını düzeltmeleri için onların üzerlerine giderler.
Kadınlar ve erkekler arasındaki tartışmaların kesin sonuçalarına kimse varamaz.Her birey kendini haklı görür.
Bir de mütemadiyen şu cümleler döner ; Ben haklı haksız aramıyorum.....Ama tartışma bu aranmayan haklı ve haksız arasında sürüp gider.Bitmez....Bitemez....
Peki ne arıyorsun.Haklı ,haksız aramıyorsan neden sürdürüyorsun ?Ortada bir haklı bir de haksız yok ise zaten tartışma olmaz ki...... phd
Kendince yaşadığın her şey...
Sen ; Sen istediğin sürece varsın,paylaştığın sürece ,konuştuğun sürece ,verdiklerinle aldığın sürece,aldıklarınla karşılık verdiğin sürece varsın.İçinde yaşadığın , kendince yaşadığın her şey ,anlatmadığın her şey , karşındakinden bekleyipte alamadığın , söyleyemediğin ama kızdığın olaylar , Bir alev topunun sana doğru fırlayışını hazırlamaktır. phd
Neden Yitirdiğimiz zaman daha değerli olur ?
Gerçeklerin kaygısını , bir takım değerleri yitirdiğimiz zaman algılıyoruz.Her bir denge yitimi , bir değer katıyor bizlere ve farkındalığımızı arttırıyor...
Ya bir kaç kere tekrarlanan hatalardan ve affedilen hatalardan , gerçekte dersimizi aldıysak ama yanımızdaki,o aslında kaybetmek istemediğimiz , istemeden aynı hatalrı tekrar ettiğimiz ve her durumu gözlüğümüzü çıkartmayarak düzelteceğim diyerek daha da berbat ettiğimiz , en sonunda tamamen çekip giden ve gittikten sonra tüm yaşadıklarınızı oturup düşünen , eksikleri , yanlışları , artıları tartarak , karşındaki kişiye hak verip , kendini karşındaki kişiye karakteristik özelliklerini yanlış tanıttığın , seni kötü bir insan olarak artık algılayan , bu ilişkinin yanlış kişi ile başladığını düşünen birine karşı , düşüncelerini değiştirme imkanınız , aslında gerçekten herşeyi görmemize , onu sevdiğimizi anlamamıza , onun için çaba sarfetmemize rağmen , anlaşılmazsınız ve en son söylediğniz kötü sözler ile beraber (mutlaka iyi huylu olmayan taraflarınız vardır ve düzelteceksinizdir) anılırsınız.
Gerçek şudur ki ; Mükemmelliyetçilik sizi kötü yapar.Çok güvenirsiniz kendinize.Olumsuz taraflarınızı , yanlışlarınızı görmez ve hataları aynı şekilde devam ettirirsiniz... phd
Ya bir kaç kere tekrarlanan hatalardan ve affedilen hatalardan , gerçekte dersimizi aldıysak ama yanımızdaki,o aslında kaybetmek istemediğimiz , istemeden aynı hatalrı tekrar ettiğimiz ve her durumu gözlüğümüzü çıkartmayarak düzelteceğim diyerek daha da berbat ettiğimiz , en sonunda tamamen çekip giden ve gittikten sonra tüm yaşadıklarınızı oturup düşünen , eksikleri , yanlışları , artıları tartarak , karşındaki kişiye hak verip , kendini karşındaki kişiye karakteristik özelliklerini yanlış tanıttığın , seni kötü bir insan olarak artık algılayan , bu ilişkinin yanlış kişi ile başladığını düşünen birine karşı , düşüncelerini değiştirme imkanınız , aslında gerçekten herşeyi görmemize , onu sevdiğimizi anlamamıza , onun için çaba sarfetmemize rağmen , anlaşılmazsınız ve en son söylediğniz kötü sözler ile beraber (mutlaka iyi huylu olmayan taraflarınız vardır ve düzelteceksinizdir) anılırsınız.
Gerçek şudur ki ; Mükemmelliyetçilik sizi kötü yapar.Çok güvenirsiniz kendinize.Olumsuz taraflarınızı , yanlışlarınızı görmez ve hataları aynı şekilde devam ettirirsiniz... phd
İhanetin Bedeli Yanlızlığın Güneşidir.
İhanetin Bedeli yalnızlığın güneşidir...
İki kadeh attık mı yakarız oratalığı be üstad .Kim karışır halimize ?
Mecali yoktur kimsenin sesini yükseltmeye.
Vurmuştur....Hayalini kurupta uzanamadıkları meyve dalları rüzgarın esişi ile yüzlerine silleyi.
Bir tuğla koysa yere! Yükseleyim bir adım daha arşa diye düşünse.En kaliteli tuğla olsa yine de , yanmış bir dal paraçası tozu gibi dağılır ayaklarında.
Kamburu çıkmıştır artık yük hafiflese de....
Saçları kırlaşsa yine güzel , bir tane kalmamış "Meleul Ala'nın" tepesinde...
phd
İki kadeh attık mı yakarız oratalığı be üstad .Kim karışır halimize ?
Mecali yoktur kimsenin sesini yükseltmeye.
Vurmuştur....Hayalini kurupta uzanamadıkları meyve dalları rüzgarın esişi ile yüzlerine silleyi.
Bir tuğla koysa yere! Yükseleyim bir adım daha arşa diye düşünse.En kaliteli tuğla olsa yine de , yanmış bir dal paraçası tozu gibi dağılır ayaklarında.
Kamburu çıkmıştır artık yük hafiflese de....
Saçları kırlaşsa yine güzel , bir tane kalmamış "Meleul Ala'nın" tepesinde...
phd
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)